|
|
| Çanakkale Savaşı kahramanlarından Bnb. Halis'in Cephede çarpıştığı düşman:
Yüzbaşı Eric William.
Edirne Sırtı'nda ,
Bnb. Halis'in karşısındaydı. |
| |
| |
| |
|
|
Birinci Dünya Savaşı sıralarında
geçen çanakkale savaşı, Türk tarihine altın harflerle yazılmıştır. İnternette, çanakkale destanını ve
tarihini detaylı anlatacak bir çok site bulunmaktadır. Bu sayfada
yazmış
olduğum 'çanakkale savaşı' adlı bölümün sebebi ise, çanakkale savaşının kısa olarak
(teori'ye ve derin incelemelerine girmeden) bir özetini vermektir. Böylece, Halis Bey'in içinde
olduğu çanakkale savaşı daha iyi anlayabileceğinizi sanıyorum.
Avrupa'da milliyetçiliğin yükselmesi, sömürgeciliğin artması,
emperyalist
düşüncelerin yayılması ve ekonomik sıkıntılar; I. Dünya Savaşı'na sebep olmuştur.
19. yüzyılda yükselen değer olan milliyetçilik, bazı ülkeleri zaruri olarak bir
araya getirmiştir, mesela İngiltere ve Fransa'nın ittifakı gibi...
Avusturya-Macaristan ve Osmanlı İmparatorluğu kendi iç sıkıntılarını düzeltmeye
çalışırken, diğer taraftan İtalya da İngiltere-Fransa paktına sıcak bakmıştır ve
böylece ekonomik sıkıntılar sömürgeciliği gündeme getirmiştir.
Başta İngiltere
ve Fransa gibi ülkelerin askeri güç kullanarak yayılma politikaları savaşın
çıkmasının başlıca etkeni olmuştur. Enver Paşa'nın kararıyla, 1915'de Osmanlılar da, Almanya ile birlikte müttefik olarak I. Dünya Savaşı'na katılmış;
İngilizler ve ona ortak olan bir çok ülke, boğazlardan geçerek İstanbul'u
kontrol altına alıp Rusya ile bağlantısını güçlendirebilme imkanı yakalamak
istemiştir. Ayrıca, Balkanlar'ı da işgal edip, I. Dünya Savaşının en
stratejik bölgelerinden birini de kontrol altına almak istemişlerdir. Fakat, ilk
önce boğazlardan geçme zarureti hasıl olmuş, İngiliz, Fransız ve bu ülkelerin
sömürgeleri çanakkale'ye saldırma kararı almıştır. Türkün, birbirinden parlak galibiyetle dolu, şerefli tarihinde "18 Mart
çanakkale Zaferi" pek kıymetli bir yer tutar. Çünkü Mehmetçik 1914-1918 Cihan
Harbi'ne katılmak zorunda kaldığı vakit, gafil avlandığı Trablusgarp ve Balkan
harplerinden çok yorgun çıkmış ve üzerinden henüz bir yıl geçmişti.
Buna rağmen Avrupalılar'ın "artık bitti, tükendi" sandıkları Mehmetçik, 1915 yılı
Martının 18. günü İstanbul kapılarını zorlamaya kalkışan dünyanın en azametli, en
kudretli iki büyük devletinin işbirliği yapmış deniz kuvvetlerine karşı o parlak zaferi
kazanmaya muvaffak oldu.
Öğle bir zafer ki, hesaba, mantığa sığmayan, akılları durduran bu yiğitlik
mucizesi karşısında dost da, düşman da parmak ısırdılar. Dosta da, düşmana da "Bravo Türk'e..." dedirten, hatta geçmişin Kosova, Niğbolu, Varna, Çaldıran,
Mercidabık zaferlerine layık pek parlak bir eş teşkil eden bu kahramanlık
mucizesi dünyanın en kudretli, en zengin iki deniz devletinin müşterek donanmalarına karşı Mehmetçiğin tüm savaşlarda olduğu gibi çanakkale savaşında da kahramanlığını göstermesi sayesinde kazanılmıştır.
HAZIRLAYAN: S.SERDAR HALİS ATAKSOR |