recep tural - çanakkale savaşı, canakkale savaşı, gelibolu, gallipoli, dardanelles, truva, mustafa kemal, atatürk, ataturk, gelibolu, 1915, 1916, liman von sander, churchill, birdwood, general, savaş, savas, çanakkale savaşları, çanakkale deniz zaferi
   

RECEP TURAL


 
   
 
 
 
[ Aşağıdaki yazılar Cahit Önder'in

"
Yaşayan Çanakkale Muharipler" kitabından alınmıştır.]

(Kitap 1981 yılında yayınlandı)

RECEP TURAL - Biga, Karabiga

1895 doğumluyum. 86 yaşındayım. Çanakkale cavaşlarına katıldım. Rus cephesine gittim. İstiklal Savaşına girdim. Topçu çavuşuydum. Çanakkale cephesinde 2.5 sene kaldım. 27. Alay, 2. Tabur, 4. Batarya'daydım.

10.5'luk Avusturya toplarımızla çok ateş ettik düşmana. Kumandanlarımız Binbaşı Halit Bey*, Edirneli Harun Efendi, Üsküdarlı Halit Efendi'ydiler. Atatürk, bizim solumuzda Conkbayırı'ndaydı. Cesurluğunu söylerlerdi. Gavur ateş ederken mızıkasını çalarmış kesmezmiş...

Çanakkale'den bir kısım ordular Arabistan'a gittiler. Biz Rus cephesine gittik. Eruzurum'un yanında Değirmenkaya'da, Ruslar'la çarpıştık Sarıkamış, Arpaçayı, Gümrü, Gence, buraları aldık Ruslar'dan. O sırada Ruslar karıştılar. Batum'a geldik. Denizde hem Rus'un, hem İngiliz'in zırhlıları vardı.

Biz karadan yürüyerek, deniz sahilinden kışın Samsun'a geldik. Rumlar çeteler kurmuşlar. Türklerin ellerinden her şeylerini alıyorlardı. Biz o kış Rum çeteleriyle uğraştık hep. İlkbaharda Atatürk Samsun'a geldi 19 Mayıs'ta. Atatürk'ün Samsun'a çıktığını gördüm. İskele filan yoktu. Gemi yanaşamadı. Caminin yanında sandal iskelesi vardı. Atatürk o iskeleye çıktı. Oradan Sivas'a gittik. Sivas'ta Fevzi Paşa ve Atatürk'ü çok gördüm. Sivas'ta 3. Kolordu'daydım.

Sivas'ta bizi seçtiler Ankara'ya gönderdiler. Yunan da İzmir'e çıkmıştı artık. Ankara'da 5-10 gün durduk. Bizi tekrar ayırdılar. Topçuyuz ya. "Çıksın topçular" dediler. Beş kişi çıktık biz. Eskişehir'den bize 12'lik top teslim ettiler. Ben çavuşum, ötekiler asker. 41. Fırka'ya verdiler bizi. Toros dağlarına gittik Fransızlar'la harp yapmaya.

Fransız cephesinde 7 ay bulunduk. O kış harple geçti dağlarda. Bir sabah beyaz bayraklı bir Fransız tayyaresi gezdi üzerimizde. Fransızlarla barış oldu. Pozantı'ya indik. Pozantı'dan trene bindik. Afyon'a geldik. Balmahmut İstasyonu'nda indik. Gece yürüyoruz. Mart ayı, yerde de kar var. Dumlupınar'ın yanına, Söğütlü köyüne gelip çadır kurduk.

Arka çantalarımızı bu çadıra bıraktık. Savaş devam ediyor Yunanlılar'la. Dumlupınar'da düşman fazla geldi. İkindi sırası geri çekildik. Sinanpaşa köyü dedikleri yerde bir ova. Yunan'ın tayyareleri filan var. Ateş yağdırıyor. Orada da duramadık. Çekildik. Köprü köyüne geldik. Mevzilere girdik.

Buradaki mevzilerde 24 saat savaş devam etti. Hep ateş, hep ateş. Asker de aç. Yüzbaşı bana dedi:

"Git şu arkadaki köyde yiyecek hazırlamışlar. Bu işi senden başkası yapamaz.

 En eski sensin bunların içinde, git şu yemekleri getir."

Gittim. Bir kağnı arabasına yükledik üç kazan patates, 6 çuval ekmek. Tam bizim topların mevzilerinin yanına yaklaşmıştım bir mermi düştü yakınıma mermi bir taşa çarptı, bir parçası geldi arabaya vurdu, tekerlekler kırıldı, kaldı araba.

Asker çıkıverdi mevziden. Yakınlaşmıştık iyice de. Öküzüyle, arabasıyla tuttular kazanları, ekmekleri mevziye indiriverdiler. Bir iyice doyundu arkadaşlar. Ben gece arabayı aldım. Tamir ettik o arada arabayı da.

Tekrar köye götürdüm. Bir mermi yağıyor ama, o kadar olur. Denk gelmedi. Ecelim yokmuş. Ertesi gün Yunan yüklendi bize. Afyon da yanıyor gümbürdüyor. Afyon tarafından bir süvari geldi;

"Afyon teslim oldu. Yunan Afyon'a girdi. Siz de başınızın çaresine bakın" dedi.

Biz 8 topuz. 4 top ateş ediyor. 4 top geri çekiliyor. Böyle Bolvadin Dağlarını bulduk. Sonra Yunan Kütahya'yı aldı. Biz Eskişehir'e çekildik. Sivrihisar, Polatlı'yı geçti. Atladı Sakarya'ya arkamızdan Yunan. Ankara'ya doğru geliyor. Oralarda bir çamlık var. O çamlıkta 18 gün sonra yüklendik Sakarya Harbine.

Taarruza geçtik Yunan'ın üzerine. Sakarya'da bozuldu Yunan... Kaçıyor... Süvarisi bir ağaç köprü, bir de demir köprü, bir de demir köprü, tren köprüsü, iki köprüden geçti karşıya. Yunan süvarileri geçince köprüleri bombalayıp yıktılar. Bu sefer Yunan piyadesi bizim tarafta kaldı.

Yunan piyadesine bir süngü hücumu oldu orada. Kırıldı hepsi kafirin. Sakarya nehri gavur aktı durdu. Geçtik bizde dubalardan Bolvadin'e geldik. Eskişehir'e kadar Yunan'ı kovaladık. Eskişehir'e geldiğimizde, bizim topun 7 mermisi kalmıştı.

Biz orada Hücum Taburu'ndayız. Oradan Akşehir'e gittik.  Hazırlandık, emir geldi. Bir cuma günü öğleden sonra 2 saat Yunan mevzilerini bombaladık toplarımızla. Piyade de süngü hücumuna geçti. Afyonu aldık... Akşam namazı sıralarıydı, gavur çekildi. Bir kısmı esir alındı.

Kovalıya kovalıya İzmir'e geldik. Sabaha karşı İzmir'e girdik. Su terazileri, İzmir'de yangın çıkardılar. İki gemi kaçıyordu. Kadifekale'den atılan toplarla gemiler geri döndüler.

İzmir'de "Yaşasın Kemal Paşa" diye bağrışıyordu millet.

İzmir'de bedestende "Fedakar askerlere hediyemizdir" diyerek börekçiler yazılar yazmışlardı. Askerlere parasız börek yediriyorlardı. Berberler parasız traş ediyorlar, halk kordon boyuna askerlere mis kolonya döküyorlardı.

Fransızlar'a karşı savaşırken, Kurttepe denilen yerde 33 Fransız tayyaresi üzerimize bombardıman yapmıştı. Kafama bir bomba parçası çarpıştı. Orada yaralandım. Bir keresinde de topun yanına bir Fransız mermisi düşmüştü, patlamadı. O mermiyi alıp yanımızdaki dereye atmıştım. Derede patladı. Yüzbaşı geldi, gözlerimden öptü benim "Bravo" dedi.

Yine Fransız cephesinde, düşman hücumu karşısında geri çekiliyorduk. Topu düşmana esir vermemek için kamasını dereye attım. Topu da dere kenarındaki ağaçlıkların içine askerlerle sakladım. İzmir'de teskere aldım. 14 ay cephede durduk. Eşim 6 sene önce öldü. Bir daha da evlenmedim. 9 çocuğum oldu. İki kız, yedi erkek.

Bayramda torunlar toplanıyor da evler almıyor. Kim bilir kaç tane? Madalyam var. İstiklal Madalyası.

Kişisel Not : Yazıdaki, Recep Tural'ın bahsettiği tabur 3. Tabur olup, Recep Tural veya Cahit Önder tarafından yanlış olarak anlatılmış, veya yazılmıştır. Recep Tural'ın anlatımında Tabur Komutanı olarak 'Halit' ifadesi yer almaktadır. Halis, Halit olarak yanlış yazılmış olmalıdır...